Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/383 E. 2024/10569 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/383
- Karar No
- 2024/10569
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/716 E., 2014/501 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128696 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 102/3 ve 104/3. maddeleriyle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 66/1-e ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 5237 sayılı Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı süresi bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu, sanığın 11/03/2002 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2007 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17/10/2012 tarihli ve 2008/18900 esas, 2012/18054 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli kararının verildiği, bu haliyle 11/03/2002 olan suç tarihi ile mahkûmiyet kararının verildiği 16/12/2014 tarihleri arasında geçen zamanda sanığın lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında dava zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR Sanık ...'ın 09.06.2020 tarihli dilekçe ile eski hâle getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Yargıtay ilgili ceza dairesince karar verilmesi gerektiğinden, anılan eski hale getirme isteminin merciince incelenmediği ve böylece hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle sanık ...'ın 09.06.2020 tarihli eski hale getirme istemi hakkında Yargıtay ilgili ceza dairesince karar verilmesi sağlanıp hükmün usûlüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2012/716 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.