Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2895 E. 2025/10967 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2895
- Karar No
- 2025/10967
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/710 E., 2023/380 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin; sanık hakkında şikâyetçinin ihtimale binaen şikâyeti üzerine mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına, şikâyetçinin de sonradan şikâyetinden vazgeçtiğine, sanık aleyhine somut hiçbir delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Oluşa ve dosyadaki beyanlara göre sanığın tüm aşamalarda suçu işlemediğine dair ısrarlı savunması, şikâyetçinin soruşturmadaki 22.02.2018 tarihli şikâyet başvurusunda önceden tanıdığı sanığın, kahvehanede otururken masasına gelip bir kaç dakika sonra da ayrıldığını, kovuşturmada ise sanık ile birlikte masada otururken lavaboya gidip geldiğinde masada bulunan telefonla birlikte sanığın da yerinde olmadığı şeklinde oluşa ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğu, soruşturma aşamasında getirtilen HTS kayıtlarından sanığın, söz konusu telefonu kullanmadığının tespit edildiği, ayrıca sanığın suç tarihinde ve güncel adli sicil kaydından herhangi bir sicil kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair şikâyetçinin çelişkili beyanlarından başka mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.