Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2311 E. 2025/14355 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2311
- Karar No
- 2025/14355
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1774 E., 2023/1331 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanığın yokluğunda verilen kararın, sanık müdafiine tefhim edildiği ancak sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği, sanığa ise kararın tebliğ edilmediği, Ceza Genel Kurulu’nun 24/02/2022 tarih 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK’nm 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK’nm 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve miidafısinin yokluğunda verilen hükmün müdafıden başka, kamu davasının tarafı, siijesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmekledir. ” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında sanığın öğrenme üzerine 21.11.2023 tarihli dilekçesiyle yaptığı temyiz isteminin süresinde kabul edilerek ve 12.12.2023 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 291/1.maddesi gereği süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktırve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, karar duruşmasında bulunmadığına ve son duruşma cezaevinde olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 08.02.2017 tarihli kararda sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu kararın, bozmadan sonra kurulan hüküm bakımından, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, sanık hakkında belirlenen 6 yıl 3 ay hapis cezasının önceki 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hırsızlık suçundan hükmedilen "6 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 savıh Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği erteli 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.