Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1948 E. 2026/10858 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1948
Karar No
2026/10858
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/908 E., 2023/3350 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, "vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine"; sanığın temyiz isteminin "atılı suçu işlemediğine ve arabasında herhangi bir suç eşyası bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya içerisinde yer alan 15.12.2021 tarihli tutanağa göre; sanığın işletmede deri boyama işçisi ve deri boyama bölümünün sorumlusu olduğu, çalınan derilerin işlerinin sanığın sorumluluğunda bulunan boyahane işçileri tarafından yapıldığı, boyahanede bulunan derilerin sorumluluğunun sanığın sorumluluğunda olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığı açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Kabule göre de; Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1948, K. 2026/10858, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1948-e-2026-10858-k-266efe351df1