Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/16050 E. 2025/2763 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16050
- Karar No
- 2025/2763
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/286 E., 2016/548 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören kurum vekili ile şikâyetçi ve vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I) Şikâyetçi ... ve vekilinin, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikâyetçi ile dosyaya vekâletname sunarak duruşmadan haberdar olduğu belirlenen şikâyetçi vekilinin şikâyetçi adına davaya katılma talebinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmü temyiz yetkileri bulunmayan şikâyetçi ve vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, II) Suçtan zarar gören ... vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi Maliye Hazinesinin, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizin 24.10.2023 tarihli kararı sonrasında tebliğ edilen hükmün şikâyetçi ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz talebini içeren dilekçeyi göndererek katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'ın karar tarihinden sonra 22.02.2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık ...'ın, katılan kurum adına kayıtlı olan arazideki kamunun yararlanmasına ayrılmış çeşmeye zarar verdiğinin iddia edildiği somut olayda; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a. maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 21.06.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, "sanık ... hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,"; ve "sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE," dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.