Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/16045 E. 2025/9072 K. – Konut Dokunulmaz
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16045
- Karar No
- 2025/9072
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2016/340 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Şikâyetçi her ne kadar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmamış ise de; soruşturma aşamasında davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdiği, duruşma davetiyesinin doğrudan MERNİS adresi şerhli olmakla birlikte şikâyetçinin bizzat kendisine tebliğ edildiği, şikâyetçinin 03.04.2025 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkında gereğinin yapılmasını talep ettiği, bu nedenle şikâyetçi duruşmada dinlenerek davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan, şikâyetçi hakkında zorla getirme müzekkeresi düzenlenmesine rağmen dinlenmeden karar verildiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince şikâyetçi ...'nın davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların 01.03.2015 tarihinde gündüz saat 14.00 sıralarında, katılanın evine iradesi dışında girmeleri biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, en son olarak yapılmış olması nedeniyle sanıkların tamamı hakkında zamanaşımını kesen son işlem olan sanık ...'ın 27.05.2016 tarihli sorgusundan, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Ek Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.