Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/15182 E. 2025/5918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/15182
- Karar No
- 2025/5918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2016/366 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığı vekilinin, sanık hakkında, kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/596 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığı vekilinin davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanığın, hakkındaki kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme; sanığın ve suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığı vekilinin, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Kamu malına zarar verme suçundan, katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş bulunan şikâyetçi Sağlık Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/18868 Esas, 2022/14456 Karar sayılı kararı uyarınca tebliği üzerine, şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin 10.11.2022 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarının 5237 sayılı TCK'nın 125/1-a, 43, 265/1, 43, 152/1-a maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, süreyi kesen son işlem olan 10.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.