Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/15075 E. 2025/3430 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/15075
- Karar No
- 2025/3430
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2761 E., 2024/3585 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin zamanaşımı süresinin dolmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2019/400 Esas, 2019/758 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli, 2019/3149 Esas ve 2020/2312 Karar sayılı kararında; sanığa avukat tutması için süre verilmeyip, savunmasının usûle uygun olarak alınmadığından bahisle bozma kararı verildiği, bozma sonrası İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/711 Esas, 2022/464 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli, 2023/1031 Esas ve 2023/2241 Karar sayılı kararı ile verilen karar gereği hükümde ve gerekçede yanlışlık ve çelişki oluşturulduğundan bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararlarındaki belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararları verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli, 2019/3149 Esas ve 2020/2312 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/711 Esas, 2022/464 kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli, 2023/1031 Esas ve 2023/2241 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/609 Esas, 2023/753 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.