Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/14674 E. 2025/5279 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14674
Karar No
2025/5279
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/132 E., 2024/128 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; I. Bozma öncesi yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun öncelikle neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, II. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesinde yer alan ''Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.'' şeklindeki düzenlemeye uygun olarak Cumhuriyet Savcısının yargılamaya katılmamasına rağmen gerekçeli kararda isminin yer alması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemesler Usulû Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından "SÇ'nin CMUK'nın 326/son. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, önceki gerekçeli kararda verilen 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Cezanın bu miktar üzerinden İNFAZINA," ibaresi çıkarılarak yerine ".... 1412 sayılı Kanun'un 326/Son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek ve gerekçeli karar başlığından Cumhuriyet savcısının adı çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/14674, K. 2025/5279, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-14674-e-2025-5279-k-524f1e6e34d7