Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1339 E. 2024/2779 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1339
- Karar No
- 2024/2779
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2001/1435 E., 2002/488 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117596 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müştekiye ait iş yerine girerek sigaraları hırsızlaması olayı nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi gereğince belirlenen 2 yıl hapis cezasına, anılan Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldıktan sonra tespit edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun'un 145. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 10 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Hükümlünün yokluğunda verilen 22.06.2005 günlü kararda, yasa yoluna başvuru başlangıç süresinin ve yönteminin belirtilmemesi suretiyle tebliğin T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, karar tarihinde Sinop E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan hükümlüye 29.06.2005 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan hükümlüye yapılan tebligatın aynı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usûlsüz olduğu anlaşılmıştır. 3. Ayrıca hükümlünün bu inceleme konusu karar için 06.07.2005 tarihinde itiraz dilekçesi verdiği ancak uyarlama kararının itiraz değil temyiz yasa yoluna tabii olduğu ve bu nedenle dosyanın Yargıtay tarafından temyizen incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.