Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/12372 E. 2024/17741 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12372
Karar No
2024/17741
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/121 E., 2016/248 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, suçtan zarar gören ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I- Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararının katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında açılan davalarda suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığından ve usulsüz olarak verilen katılma kararı da hükümleri temyiz hakkı ve yetkisi vermediğinden temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- O yer Cumhuriyet savcısının ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ederek katılma iradelerini açıkça ortaya koydukları anlaşılmakla; suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen, atılı suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz eden katılan kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 22.04.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/12372, K. 2024/17741, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-12372-e-2024-17741-k-8e1b23604613