Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/968 E. 2023/6018 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/968
Karar No
2023/6018
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/382 E., 2015/711 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereğince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğinin yapılması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun savunması alınırken bildirdiği ve bilinen son adresi olan adrese doğrudan MERNİS şerhi ile çıkartılan ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edilmek suretiyle 07.12.2015 tarihinde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan, suça sürüklenen çocuğun 23.09.2016 tarihli eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereğince süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2009 tarihli ve 2009/1038 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, inceleme dışı sanık B.H. ile birlikte, katılanın deposundan farklı tarihlerde, deponun anahtarını temin ederek girmek ve yaklaşık 100 çuval un çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 43/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2009/382 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk temyiz dilekçesinde; atılı suçu işlemediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla beraat kararı verilmesini talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk derece mahkemesince; suça sürüklenen çocuğun, inceleme dışı sanık B.H. ile birlikte 1 hafta ara ile, elde ettikleri anahtar ile katılanın fırınına ait depoya girerek toplam 100 çuval un çaldıkları, çaldıkları unu, sanık İ.O.'ya sattıkları, eylemin bu şekilde ... olduğunun kabulüyle suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk atılı suçlamayı inkar etmiş, katılanın aşamalarda beyanı alınmıştır. 22.06.2009 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu ve 16.07.2009 tarihli Teşhis Tutanağı dosyada mevcuttur. 3. Tanık C.Y., nakliyeci olduğunu, suça sürüklenen çocuk ve inceleme dışı sanık B.H.'nin anahtarla açtıkları depodan 1 hafta ara ile un taşıdığını beyanla, suça sürüklenen çocuk ve sanığı teşhis etmiştir. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat eden sanık İ.O. aşamalarda, ... açtığı bakkal dükkanına suça sürüklenen çocuk ve sanığın un getirdiğini, faturaları sonra getireceklerini söylediklerini, piyasa değeri 45-46 TL olan 1 adet un çuvalını pazarlıkla 43 TL'ye satın aldığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 09.12.2009 tarihli duruşma esnasında 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun alınan ifadesinde, müdafii istemediğini beyan ettiği ve 5271 sayılı Kanun'un 150/2-3. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı anlaşıldığından; Tebliğnamedeki (1) nou bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 01.07.1991 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 26.06.2009 günü 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla; hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2009/382 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/968, K. 2023/6018, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-968-e-2023-6018-k-e2f7ea25b03c