Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8788 E. 2025/4204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8788
- Karar No
- 2025/4204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/377 E., 2022/1447 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun atılı suç bakımından suç işleme kastının bulunmadığına, suça konu bisikletlerin ayrı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığından aynı ... nedeniyle birden fazla kez cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tüm dosya içeriğine göre; şikâyetçilere ait olup apartman bahçesi içerisinde biri kilitli diğeri kilitsiz vaziyette duran bisikletlerin çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, suça konu eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunun anlaşılması karşısında; iki ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılması yerine suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri gereğince hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi, sonraki uygulama nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçilere yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.