Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8532 E. 2024/5203 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/8532
Karar No
2024/5203
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2656 E., 2020/1342 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanık ...'ün 09.12.2020 tarihli dilekçesinde, gerekçeli kararın, oturduğu adresin kentsel dönüşüme girdiği için eline ulaşmadığını, bu nedenle kararı süresinde temyiz edemediğinden bahisle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu, dosya kapsamına göre, gerekçeli kararın sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 14.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın bu tarihte Kartal Açık Ceza İnfaz Kurumunda olması sebebiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ...'ün 15.10.2020 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz sebebi içerdiği, sanık ...'ün ise 09.12.2020 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinde ayrıca temyiz sebebini bildirmediği, ancak gerekçeli kararda "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedilebileceğine ilişkin" ihtaratın bulunmaması ve sonraki tarihli dilekçelerinde sanık ...'ın temyiz sebeplerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, 295/1. maddesi gereği sanığın temyiz isteminin de gerekçeli olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/8532, K. 2024/5203, T. 28.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-8532-e-2024-5203-k-850175a4fb78