Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6602 E. 2025/17432 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6602
- Karar No
- 2025/17432
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3571 E., 2020/1788 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında beraat kararı verilmesine, somut delil bulunmadığına, lehe delillerin değerlendirilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Oluşa ve dosya içeriğine göre, şikâyetçinin ahırından hırsızlık yaptığı iddia edilen ve aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanığın; suç tarihinde kullanımında olan tüm telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihinde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, yapılan görüşmelerin karşılaştırılması, sanığın kullandığı numaralı hattın suç tarihinde suç yerinden sinyal alıp almadığının, diğer sanık ... ile suç tarihinde ve suç saatinde görüşmesinin bulunup bulunmadığı belirlenmesi suretiyle savunmasının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Olay yeri inceleme raporuna göre, ahır kilidinde parmak izi bulunduğu halde; sanığın parmak izi alınarak olay yerindeki parmak izi ile kıyaslanıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Kabule göre de; Sanığın, katılanın ahırından suça konu koyunları çaldığının anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı Kanun'un 142/2-h maddesinden hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.