Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5803 E. 2024/15522 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5803
- Karar No
- 2024/15522
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/296 E., 2021/532 K. ŞİKÂYETÇİ :... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK:... SUÇLAR :Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :İade, onama I. Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararının sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında, mala zarar verme suçundan dava açıldığı halde 12.11.2015 tarihli kararda herhangi bir hüküm kurulmadığı, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/11602 Esas, 2020/3108 Karar sayılı kararı ile, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılmasının olanaklı görüldüğünün belirtilmesi üzerine 26.03.2021 tarihli karar ile bu suçtan ilk kez karar verildiği, 5235 sayılı Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk hükmün de 26.03.2021 verilmesi karşısında, anılan hükümlerin CMK'nın 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, istinaf talebinin görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemleri hakkında istinaf talepleri ile ilgili karar verilmek üzere görevli ve yetkili Bölige Adliye Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II. Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozmaya uyularak kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak; 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılarak, yerlerine "ödenmeyen adli para cezalarının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.