Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/854 E. 2025/3325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/854
- Karar No
- 2025/3325
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2968 E., 2019/1177 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/2968 Esas, 2019/1177 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272/3-a maddesinde yer verilen; hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçu işlediğine dair hiçbir delil olmadığına, eşyaların başka yerde bulunduğuna, bulunan DNA'nın sanığın DNA'sı ile uyumlu olmadığına, kamera görüntülerinin net olmadığına, tanığın olay günü birinin gelip dükkanın önünde oturduğuna ancak yüzünü göremediğine, şahsın bir süre sonra uzaklaşırken gördüğüne, söz konusu iş yerine girerken gördüğüne dair bir beyanının da olmadığına, sanığın evinde bulunan berenin sanığın atılı suçu işlediği hususunda tek başına delil teşkil etmediğine, sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösterir, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına sanığın beraatine karar verilmesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Tüm dosya içeriğine göre, spor salonunda bulunan çanta içerisindeki kıyafetlerden alınan DNA'nın sanığın DNA'sı ile eşleşmediği, bu suça ilişkin açık net bir kamera görüntüsünün bulunmadığı, olay günü kamera izleme tutanağına göre şüpheli şahsın yaya olarak kaçtığının belirtildiği, sanığın evinde yapılan aramada çalınan altınların ele geçmediği, tanık olarak dinlenen bekçinin, olay günü birinin gelip dükkanın önünde oturduğunu ancak yüzünü göremediğini, şahsı bir süre sonra uzaklaşırken gördüğünü, söz konusu iş yerine girerken gördüğüne dair bir beyanının da olmadığı, dosyada mevcut diğer olay Yekta Kuyumculuktan yapılan hırsızlık ile ilgili tutulan tutanaklar ve kamera kayıtlarına göre şüpheli şahsın girdiği sitenin tespit edilerek her iki suçu işleyen kişinin de aynı kişi olabileceği değerlendirdiği, ancak sanığın bu siteden suç tarihinden önce taşınmış bulunması, kamera görüntülerindeki eşgale benzer başka bir şahsın da aynı sitede oturduğunun tespit edildiği ve hakkında soruşturma yapıldığı tespit edilmekle, sanığın baştan beri üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.