Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4187 E. 2024/7738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4187
- Karar No
- 2024/7738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar I. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; atılı suçu işlemediği hâlde cezalandırılmasına karar verilmediğine, Mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, atılı suçtan cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve gerekli indirim maddelerine uyulmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2018 tarihli ve 2018/140513 soruşturma numaralı iddianamesinde, başlık kısmında sevk maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143 maddeleri belirtilmişse de, açıklama kısmında eylemin olay günü "sabah saat 05.40 sıralarında" işlendiğinin belirtilmesi ve temyiz kapsamında bulunmayan konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden sevk maddesi olarak aynı Kanun'un 116/1. maddesinin belirtilmesi hususları bir arada nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin iddianamenin başlık kısmında sehven yazıldığı ve somut olayda zorunlu müdafilik durumunun bulunmadığı belirlenmiştir. Ancak, 13.08.2018 tarihli isticvap zabtında sanığın müdafi istemi üzerine Mahkemece sanığa barodan müdafii Av. ...'ın atandığı, 06.09.2018 tarihli 1. duruşmada sanığın müdafii isteminin devam ettiği ve savunmasının anılan müdafii ile birlikte alındığı ve sanık müdafiinin celse arasında 11.10.2018 tarihli dilekçesi ile başka şehir barosuna nakil olduğunu belirterek istifa ettiğini bildirdiği hâlde, müdafiinin istifa ettiği sanığa bildirilmeden ve sanığa yeni müdafii atanması gerektiği de gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.