Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3864 E. 2025/11243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3864
Karar No
2025/11243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1412 E., 2020/1259 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II ) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, diğer sanık ifadesi dışında hiçbir delil bulunmadığına, sanık ...'in vermiş olduğu tüm ifadelerin birbirinden farklı olduğu, sanığın olay günü olay yerinde bulunmadığına, diğer sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulurken sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulmadığına ve sanığın yokluğunda duruşma yapılarak, yokluğunda toplanan deliller sanığa okunmadan, diyecekleri sorulmadan hüküm kurulduğuna, sanığın temyiz isteminin ise; kararın kendisine tebliğ edilmediğine, suçu işlediğine dair soyut iddialar dışında somut bir delil bulunmadığına, geçmiş sabıkalarına dayanarak hüküm kurulduğuna, kamera kayıtları bulunduğu söylenerek bilirkişi ve adli tıp inceleme taleplerinin kabul edilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1197 Esas ve 2015/437 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, ''sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmaması gözetilerek kazanılmış hak nedeniyle tekerrüre esas alınan ceza miktarı mahkemece yanlış olarak tekerrüre esas alınan ilamdaki cezadan fazla olmamak üzere'' ibaresiden sonra gelmek üzere ''Sanığın Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarih ve 2014/1197 Esas, 2015/437 Karar sayılı ilâmı nedeniyle mükerrir olduğu tespit edildiğinden cezasının 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, TCK'nun 58/6. maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.04.2015 tarih ve 2014/1197 Esas, 2015/437 Karar sayılı ilamındaki, TCK'nın 142/1-b, 143 ve 39/1-c, maddeleri gereğince verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3864, K. 2025/11243, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3864-e-2025-11243-k-ba53f8a6529e