Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3330 E. 2024/8660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3330
- Karar No
- 2024/8660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıkların temyiz dilekçelerinde gerekçelere yer verdikleri belirlenerek ve bu nedenle Tebliğname'deki ret görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin, telefon sinyallerine bakıldığında olay mahallinde bulunmadığının tespit edileceğine, suçu işlemediğine, oğlunu kurtarmak için suçlamaları kabul ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ...'in temyiz talebinin, uzlaşamadan karar verilerek hakkında ceza indirimi yapılmadığına, suçu işlemediğine, siciline bakılarak karar verilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.