Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29672 E. 2024/10787 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29672
- Karar No
- 2024/10787
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği ŞİKÂYETÇİLER : Denise İris Gökçaylı, İrem Nilüfer Yon SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121403 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekilerin murislerinin ünlü bir modacı olduğunu, yaptığı tasarımların eser niteliğinde olduğunu, murislerinin ölmeden önce bir süre hastanede yattığını, gerek hastanede yattığı sırada gerekse öldükten sonra murislerine ait tasarım kıyafetlerin, atölyede bulunan maddi ve manevi değeri bulunan antika değerindeki eşyaların şüpheliler tarafından çalındığı, çalınan eserlerin bir kısmının defilelerde sergilendiği iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheliler ile müştekiler tarafından bildirilen tanıkların ifadelerinin alınması, müştekilerin şikayet dilekçesi ekinde fotoğraflarını sundukları taşınır malların akıbetinin araştırılması, olaya ait kamera kayıtları varsa tespitine çalışılması ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 2.Dosya kapsamına göre, şikâyetçilerin murislerinin ünlü bir modacı olduğunu, yaptığı tasarımların eser niteliğinde olduğunu, murislerinin ölmeden önce bir süre hastanede yattığını belirterek, gerek hastanede yattığı sırada gerekse öldükten sonra murislerine ait tasarım kıyafetlerin, atölyede bulunan maddi ve manevi değeri bulunan antika değerindeki eşyaların şüpheliler tarafından çalındığını, çalınan eserlerin bir kısmının defilelerde sergilendiğini iddia etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheliler ile şikâyetçiler tarafından bildirilen tanıkların ifadelerinin alınması, şikâyetçilerin şikâyet dilekçesi ekinde fotoğraflarını sundukları taşınır malların akıbetinin araştırılması, olaya ait kamera kayıtları varsa tespitine çalışılması ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 12.05.2023 tarihli ve 2023/3162 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.