Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2951 E. 2025/12661 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2951
- Karar No
- 2025/12661
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2018/4027 E., 2019/1954 K. SUÇ : Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin üzerinde bulunan silahın katılan ...'e ait olduğu iddiasıyla sanık olarak yargılamaya dahil edildiğine, ancak iddianameye konu yağma suçu ile ilgili dosyada müvekkili aleyhinde herhangi bir delil bulunmadığına, müvekkilinin samimi beyanlarında, katılanları tanımadığını ve yağma suçu ile olaya karıştıkları iddia edilen diğer kişilerle herhangi bir ilgisinin olmadığını vurguladığına, yağma suçunun gerçekleştirildiği iddia edilen yer ile müvekkilinin silahı içerisinden almış olduğu arabanın bulunduğu yerin birbirinden farklı olduğuna, ayrıca müvekkilinin kapısı ve iç lambası açık vaziyette bulunan araç içerisinde silahı bulduğunu belirttiğine ve bunun üzerine beyanlarına itibar edilerek hırsızlık suçundan kendisine ceza verildiğine, ancak olayın zamanlaması ile ilgili herhangi bir beyanı olmamasına rağmen, iddianameye konu yağma suçunun gece vakti gerçekleştiği iddiası üzerine kendisine de isnat edilen hırsızlık suçunun da gece vakti gerçekleştiği kabulü ile ceza verildiğine, oysa hırsızlık olayının gerçekleşme zamanının şüpheli olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkili lehine hüküm kurulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, 1. Dosya kapsamında yer alan 29.12.2015 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, boş arazide terk edilmiş halde bulunan araç üzerinde yapılan incelemede, araçta herhangi bir zarar ziyan olmadığının ve tüm kapılarının kilitli olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanığın, terk edilmiş park halindeki araçtan hırsızlık olarak kabul edilen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması, 2. Katılanlar, olay tarihinde gece vakti kendilerine yönelik yağma suçunun işlendiğini iddia etmiş iseler de, yağma suçuna ilişkin herhangi bir delil elde edilememiş olması, suça konu aracın olaydan üç gün sonra terk edilmiş halde bulunması, sanığın olaydan yaklaşık bir hafta sonra başka suçtan yakalandığında katılana ait suça konu silahın üzerinde çıkmış olması ve sanığın eyleminin araçtan hırsızlık olarak kabul edilmiş olması karşısında, sanığın hırsızlık suçunu gece vakti işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı CMK'nın 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.