Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28711 E. 2026/8610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28711
- Karar No
- 2026/8610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2079 E., 2023/2085 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I-Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin; sanığın tüm aşamalarda olayı samimiyetle anlattığına, diğer sanığın beyanları da sanığın beyanlarını doğrular nitelikte olduğuna, dosya kapsamında sanığın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil de bulunmadığına, ayrıca sanığın suça yönelik bir kastı da kesinlikle bulunmadığına, suçun manevi unsuru oluşmadığından beraatine karar verilmesine, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ise, sanığın olay tarihinde ...Mahallesinde bulunan ikametinde olduğunu beyan etmesine rağmen bu hususun araştırılmadığına, bu nedenle sanığın zararı bile karşılamak istemediğine, sanığın diğer sanıkların bazılarını tanımadığına, Kriminal laboratuarın 18.02.2022 tarihli raporunda sanık ...'in muhtemelen aynı kişi olduğunun belirtildiğine, bir kesinlik olmadığına, buna rağmen mahkemenin sanığın kolluk tarafından tanzim edilen tutanakta tam ve kesin olarak tespit edildiğini belirterek mahkûmiyet hükmü kurduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık ... hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olmasında zorunluluk bulunması, 2-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. madde ve fıkra hükümleri uyarınca hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/458 Esas, 2017/306 Karar sayılı ilamında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve adlî sicil kaydında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı tekerrüre esas sabıkasının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, ikinci kez mükerrir olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık ...'e ilişkin hüküm fıkrasından, "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle; sanık ...'e ilişkin ise hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2017 tarihli ve 2016/458 Esas, 2017/306 Karar sayılı ilâmında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu nedeniyle hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu belirlenmekle, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.