Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28668 E. 2024/8838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/28668
Karar No
2024/8838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108413 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Somut olayda, suça konu eylemin, gece vakti müştekiye ait evin kapısının kilidi tornavidayla açılarak içeriye girilip içeride bulunan eşyaların çalınması suretiyle meydana geldiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'a göre hırsızlıkla birlikte mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, mahkemesince lehine kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 145. maddeleri gereğince sanığın sadece hırsızlık suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde kararlar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Hükümlünün 26.03.2000 tarihinde işlediği suç nedeniyle Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2002 tarihli ve 2002/366 Esas, 2002/781 Karar sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine Mahkemenin 01.06.2005 tarihli kararıyla yaptığı uyarlama neticesinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verdiği kararın itiraz değil temyiz yasa yoluna tabii olduğu, hükümlü tarafından bu uyarlama kararına karşı verilen 08.06.2005 tarihli itiraz dilekçesi üzerine mercii Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2005 tarihli ve 2005/368 Değişik İş sayılı kararının da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28668, K. 2024/8838, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-28668-e-2024-8838-k-5cd6be654de8