Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28438 E. 2024/229 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28438
- Karar No
- 2024/229
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2669 E., 2023/1517 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin duruşma isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddesi gereğince takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, savcılıkça verilmiş olan talimat ile ev araması yapılmış olmasının gecikmesinde sakınca bulunan bir hal mevcut olmadığından kanuna aykırı ve bu arama ile ele geçirildiği iddia edilen altınlar ve paranın kanuna aykırı yasak delil mahiyetinde olduğuna, gerçekte muhtar ...'nin arama esnasında evde hazır olmadığına, dosyada sanık aleyhine hiç bir yasal delilin bulunmaması sebebiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan ve ailesinin ilk olaydan sonra sanık ...'dan şüphelendiklerini beyan ettikleri halde ikinci eylemde kalan altınları neden özenle saklamadıklarının mahkemece araştırılmadığına, dosyaya sunulan whatsapp mesaj çıktılarının sanık ...'ya ait olup olmadığının ispatlanamadığına, taraflar arasında gerçekte böyle bir mesajlaşmanın olup olmadığına dair mahkemece BTK'dan İnternet Trafik Bilgisi Raporu aldırılması gerektiğine, mahkemenin teşdit gerekçesinin yerinde olmadığına, duruşmada tutukluluğun devamına dair karar vermemiş olan mahkemenin hiç bir talep olmaksızın değişik iş karar ile sanığın tutukluluk halinin devamına karar vermiş olmasının usûl ve yasaya da aykırı olduğuna, sanığın kaçma şüphesinin bulunmaması, sabit ikametgâh sahibi oluşu, delillerin toplanmış olması ve delillere etki etme olanağının bulunmaması sebebiyle tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 43. maddeleri uyarınca hükmolunan 9 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak netice cezanın 8 yıl 7 gün yerine 7 yıl 12 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çüngüş Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.