Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28202 E. 2024/3568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/28202
Karar No
2024/3568
Karar Tarihi

T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3865 E., 2023/3165 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri, sanık ..., katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 1. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.10.2023 tarihli ve 2023/3865 Esas, 2023/3165 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın mahkumiyetine yeterli delillerin bulunmadığı, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiği ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin ise katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğu, ayrıca dosya içeriğine göre usulüne uygun şekilde kendisine tefhim edilen ilk derece mahkemesi kararına yönelik katılan vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz istemilerinin esastan reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiin temyiz istemlerinin, sanığın hırsızlık kastının olmadığı, sadece diğer sanığa yardım etmek amacıyla olay yerinde bulunduğu, verilen cezanın yüksek olduğu, hata hükümlerinin uygulanması gerektiği ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin ise katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre usulüne uygun şekilde kendisine tefhim edilen ilk derece mahkemesi kararına yönelik katılan vekilince istinaf kanun yoluna başvurmadığı, sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan katılan vekilinin temyiz isteminin reddine, ancak; Tekerrüre esas alınan Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/787 Esas, 2021/692 Karar sayılı ilamın 21.01.2022 olan kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına göre Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/533 Esas, 2021/14 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasından ilgili bölümler çıkartılarak yerine “Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/533 Esas, 2021/14 Karar sayılı 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28202, K. 2024/3568, T. 04.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-28202-e-2024-3568-k-98cf52ebcfb1