Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24853 E. 2024/3497 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/24853
Karar No
2024/3497
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3055 E., 2023/1267 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2021/3055 Esas, 2023/1267 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçuna ilişkin yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, REDDİNE, Hırsızlık suçuna ilişkin yapılan incelemede ise; 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz isteminin müvekkilinin sadece olay yerinde bulunması nedeniyle mahkûmiyet verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek ancak 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/05/2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve bu hususta bir karar alınmadığı, hüküm tarihinde Marmara 5 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olan sanığın duruşmada hazır edilmediği anlaşılmakla; sanığın hükmün açıklandığı 07.10.2021 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığının ve bu şekilde aynı Kanun’un 289/1-h maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık halinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/24853, K. 2024/3497, T. 04.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-24853-e-2024-3497-k-02e7078b5b4b