Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7350 E. 2024/7516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7350
- Karar No
- 2024/7516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4287 E., 2019/4159 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi,mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanıklar ... ve ... sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca açılan kamu davasının reddine karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ; Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nı 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1- cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında söz konusu inşaatı ilk yaptığında 24.10.2014 tarihinde aynı inşaata ilişkin olarak İlçe Jandarma Komutanlığınca işlem yapıldığı ve sonrasında sanık ... hakkında Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/504 esas ve 2016/366 karar sayılı dosyasında dava açılarak cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu yapının katılan kurum tarafından yıkılmadığı sonrasında yıkılmayan ve çatısı bulunmayan bu yapının üzerine 09.04.2016 tarihinde sanık tarafından yeniden 4 sıra briket örüldüğünün jandarma tarafından ve sonrasında yapılan keşif sonucunda tespit edildiği, ancak bu eyleminin daha önce 24.10.2014 tarihinde yapmış olduğu ve tamamlanmayan sonrasında yıkılmayan inşaatın devamı niteliğinde olduğu bu nedenle bu eyleminin yeni bir fiziki müdahale olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın söz konusu fiziki müdahalesinin tek bir fiziki müdahale sayılacağı bu nedenle sanığın aynı eyleminden dolayı Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/504 esas ve 2016/366 karar sayılı dosyasında dava açılmış olması ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle iş bu dosyasındaki eylemine ilişkin olarak açılan davanın mükerrer dava olması sebebiyle CMK'nun 223/7 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 09.04.2016 günü saat 10:30 sıralarında Ilgın İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan ihbar üzerine, bu Komutanlıkça yapılan inceleme ve araştırmada, Ilgın ilçesi ... Mahallesi hudutları içerisinde bulunan ... Yaylasında, sanık ...'e ait inşaat halinde bir evin bulunduğu, bu evin daha önce yapılmış olmasına rağmen 2015 yılında konu ile ilgili adli tahkikatın yapıldığı, inşaat halindeki evin girişinde hazırlanmış ve el arabası içinde harç bulunduğu, 2015 yılında adli tahkikatı yapılan ve mahkeme aşamasında olan evin daha önce dizilen briketleri üzerine 4 sıra briket örüldüğü, dizilen briketlerin harcının taze olduğu yönünde tespit yapılarak, olay görgü ve tespit tutanağı hazırlanıp olay yerinin fotoğraflarının çekildiği, Müze Müdürlüğünce hazırlanan 12.04.2016 tarihli ön inceleme raporunda, Muammer ve ...'e ait taşınmaz üzerindeki yapının, 2863 sayılı Kanun kapsamında yer alan III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı için bu tür alanlarda inşai faaliyetler öncesi izin alınması gerektiğinin belirtildiği, ilk derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası alınan arkeolog bilirkişi raporunda, izinsiz yapılan inşaatın oturum alanının Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 10.04.1996 tarih ve 2015 sayılı kararıyla tescillenmiş olup, 16.01.2013 tarih ve 1085 sayılı kararı ile de belirlenen III. derece arkeolojik sit alanına girdiğinin, sonuç olarak III. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alanda mevzuatlarda belirtilen ilgili kurumlardan izin alınmaksızın inşaat yapıldığının, yapılan inşaat için 2863 ve 3194 sayılı Kanunlara uygun hareket edilmediği yönünde görüş bildirildiği, teknik bilirkişi raporunda ise, dava konusu yerin, Ilgın ilçesi ... Mah. ... mevkisinde tescil harici bırakılan alanda kaldığı yönünde tespit yapıldığı, sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükümleri yönünden yapılan değerlendirmede; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, Mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Sanık ...'in, III. derece arkeolojik sit alanı içinde yer alan ... Yaylasında üç odalı briketten bir ev yapmak ve yan tarafına da 3,5 m. derinliğinde büyük bir çukur açmak şeklinde sübuta eren önceki eyleminden Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.11.2014 tarihli ve 2014/408 Esas sayılı İdd. ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan kamu davası açılmasından (Bu eylemi nedeniyle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli, 2014/504 Esas ve 2016/366 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Yasa'ya muhalefet etmek suçundan aynı Yasa'nın 65/1. maddesi uyarınca hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.) sonra, yenilenen suç kastı ile daha önce yaptığı inşaatın üzerine dört sıra briket (tuğla) örmek suretiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı hareket etmek suçunu işlediği sonucuna varılarak eylemine uyan aynı Kanun'un 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz istemi bakımından; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2017/4287 Esas 2019/4159 Karar sayılı ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2 maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi bakımından; Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 10.04.1996 tarih ve 2518 sayılı kararı ile tescillenmiş, 16.01.2013 tarih ve 1085 sayılı Kararı ile de belirlenen III. Derece arkeolojik sit alanında kalan yerde sanığın daha önce yaptığı inşaatın üzerine dört sıra briket (tuğla) örmek suretiyle inşaata devam ettiği olayda; Mahallinde arkeolog ve inşaat bilirkişisi refakatinde yeniden keşif icra edilerek; suça konu izinsiz uygulamaların niteliği (basit - esaslı) ile suça konu müdahaleler nedeniyle sit alanında zarar doğup doğmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, buna göre sit alanında bu nitelikte bir zarar doğduğunun anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, zarar verilmemekle birlikte, dava konusu uygulamalar sebebiyle zarar doğmadığının belirlenmesi ve davaya konu tüm izinsiz müdahalelerin kaldırılmış olması halinde, sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından beraatine karar verilmesi, zarar verilmemekle birlikte, izinsiz müdahalelerin kaldırılmamış olduğunun belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.