Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27915 E. 2024/14054 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27915
- Karar No
- 2024/14054
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/671 E., 2016/481 K. ŞİKÂYETÇİ : İ.O.S.B. Elektrik Üretim Merkezi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak ; 1-Tanık ...'nin soruşturma evresinde alınan ifadesine göre, İ.O.S. Bölgesi Elektrik Üretim Merkezi'nde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 12.11.2015 tarihinde saat 03.15'te güvenlik kameralarını izlediği sırada sanığın çitlerden içeri atladığını gördüğünü, sanığın olduğu yere gittiğinde sanığın yaklaşık 2 metre uzunluğunda kullanımdan arta kalan bakır elektrik kablosunu dışarı attığını ve başka bir kabloyu çitlerden dışarı atmaya çalışken yakaladığını beyan ettiği, dosya içerisinde olay yeri inceleme raporu, basit kroki, görgü tespit tutanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça konu kabloların çalındığı yerin etrafının çevrili olup olmadığı ve bir binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı anlaşılamadığından, keşif yapılarak veya olay yerinin kolluk görevlilerince detaylı tespiti istenerek kabloların çalındığı yerin etrafının çevrili ve binanın eklentisi niteliğinde olması hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesinin uygulanması gerektiği, aksi hâlde 5237 sayılı Kanun'un142/1-a maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi kapsamında kaldığının tespit edilmesi halinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.