Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4560 E. 2025/310 K. – Müstehcenlik

Konu: Müstehcenlik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4560
Karar No
2025/310
Karar Tarihi
Konu
Müstehcenlik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/413 E., 2020/416 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Müstehcenlik suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 62, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyetine dair Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/413 Esas, 2020/416 Karar sayılı kararının istinaf isteminin reddi üzerine 09.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 94660652-105-13-26978-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40815 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40815 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza M271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 1, 2. ve 3. fıkralarında yer alan, “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226/5. maddesinde düzenlenen müstechenlik suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu için 6 yıldan 10 yıla hapis cezasının öngörüldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin ikinci fırkasında yer alan müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir ve üçüncü fıkrasında yer alan alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır şeklinde düzenleme uyarınca sanık hakkında müdafi görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında hukuka aykırılık görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/413 Esas, 2020/416 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4560, K. 2025/310, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4560-e-2025-310-k-f2f62c93143d