Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25664 E. 2025/13048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25664
- Karar No
- 2025/13048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin kurum zararının giderilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde sanığın kısmi ödeme yaptığı icra dosyasının abonelik borcuna ilişkin farklı bir icra dosyası olduğu, kaçak kullanıma ilişkin icra dosyasının İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2021/572407 sayılı dosyası olduğu, buna göre temyize konu dosyaya ilişkin kaçak tutanağının tarih ve numarası belirtilerek sanığın bu kaçak tutanağına ilişkin ödeme yapıp yapmadığı açıkça kurumdan sorularak, ödeme yapmış olması halinde düşme kararı verilmesi, ödeme yapmadığının tespit edilmesi halinde ise, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekmektedir. Sanık hakkında ana branşman hattından dahili tesisat birleştirilmek suretiyle kaçak su kullanması nedeniyle 20.11.2020 tarihinde kaçak su tutanağı düzenlendiği olayda, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapora göre kurumun gerçek zararının vergili cezasız olarak 1.298,58 TL olarak belirlendiği, soruşturma aşamasında ödeme yeri açıkça gösterilerek ihtar işlemi yapılmadığından sanığa "belirlenen tutarı verilecek makul sürede ödemesi halinde hakkında TCK'nın 168. maddesi gereği düşme kararı verileceği, aksi takdirde mevcut haliyle dosyanın karara bağlanacağı" şeklinde ihtarat yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturmayla hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.