Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2529 E. 2024/15414 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2529
Karar No
2024/15414
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/533 E., 2021/1164 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Şikâyetçi ve kolluk anlatımlarına göre pastahane kapalı iken pastahanenin dışında bahçesinde bulunduğu ifade edilen suça konu buzdolabının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde tarif edilen binanın eklentisi sayılan bir yerde bulunup bulunmadığı ya da söz konusu buz dolabının kilitli iken bu kilit bertaraf edilerek suçun işlenip işlenmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre suç niteliğinin tesbiti suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, 3-Kolluk görevlilerince 18.06.2013 tarihinde düzenlenen tutanak içeriğine göre yapılan ihbar üzerine olay yerine giden ve çevrede yapılan araştırma neticesinde suça sürüklenen çocuk ve inceleme dışı suça sürüklenen çocuğun görüldüğü, yapılan inceleme suça sürüklenen çocukların yaşlarının küçük olduğu ve kaba üst aramasında suça konu eşyaların bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklara gece vakti ne yaptıklarını sorduklarında gezmeye çıktıklarını ve eve gittiklerini söyledikleri ancak yapılan ihbar ve suça sürüklenen çocukların şüpheli hareketleri gözetilerek etrafta yapılan araştırmada araç altına saklanmış suça konu eşyaların bulunduğu nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun rızai bir iadesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini, 4-Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olmasından dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143/1. maddesi gereğince arttırım yapılırken, anılan maddenin suç tarihinde yürürlükte bulunan haline göre, belirlenen cezadan en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 5-Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/4391 Esas, 2021/9152 Karar sayılı ilamında "Çalınan eşyanın değeri de belirlenerek malın değerinin azlığının uygulanma koşulları karar yerinde tartışılmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulduğu hâlde çalınan malların değerinin suç tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerekirken şikâyetçinin çalınan malların değerinin günümüz tarihi itibarıyla 500,00 TL olduğuna ilişkin beyanına dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında suça konu eşyaların değer azlığı içerisinde değerlendirilemeyeceği kanaatiyle 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinde belirlenen hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre; 6- Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 142/1-b maddesi gereğince takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra aynı Kanun'un 143/1 maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen ceza yarı oranında artırılarak verilen hapis cezasının 3 yıl yerine 2 yıl 8 ay olarak eksik hesaplanması ve sonraki işlemlerin de bu miktar üzerinden yapılması nedeniyle sonuç cezanın eksik tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2529, K. 2024/15414, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2529-e-2024-15414-k-97c62caa6455