Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24978 E. 2025/4903 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/24978
- Karar No
- 2025/4903
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/10 E., 2022/2307 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret 11.02.2023 tarihli (mükerrer sayılı) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 120 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illerde sürelerin 06.02.2023 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren 06.04.2023 (bu tarih dahil) tarihine karar durmasına, duran sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden 07.04.2023 gününden itibaren işlemeye başlayacağına karar verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin 04.02.2023 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 18.04.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın hırsızlık kastının olmadığına, şikâyetçinin zarar miktarını artırması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamadığına ve suç saati dikkate alındığında gece vakti uygulamasının hatalı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın hüküm tarihinde Şanlıurfa E(Kapatılan) Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 22.10.2020 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.