Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24490 E. 2025/7297 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/24490
- Karar No
- 2025/7297
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/179 E. 2023/579 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 22/02/2023 tarihli ve 2022/179 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2018/192 Esas, 2020/91 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/1630 Esas, 2021/595 Karar sayılı kararı ile "...katılan kurumun uğradığı zararı, bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş veya belirlenecek olan vergili ve cezasız tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılmayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılmış olması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sayaca sair bir müdahale iddiası veya tespiti de mevcut değilse karşılıksız yararlanma kastı dahi mevcut kabul edildiği takdirde katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa yukarıda belirtildiği usulde ihtarat yapılıp, ödeme yapması halinde CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine, ödeme yapmaması halinde ise mevcut delillere göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerek " gerekçeleri ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/1630 Esas, 2021/595 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/344 Esas, 2021/700 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.