Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2232 E. 2025/18198 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2232
- Karar No
- 2025/18198
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1341 E., 2019/890 K. SUÇ : Hırsızlık SUÇ TARİHLERİ : 19.09.2016, 29.09.2016 HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin, aldığı cezanın adlî para cezasına çevrilmesi talebine ilişkin olduğu; sanık ...'ın temyiz isteminin, savunmasına itibar edilmediğine, geçmiş sabıkalarının göz önünde bulundurulduğuna, diğer sanık ...'ın tüm suçları işlediğini beyan ettiği hâlde kendisine verilen cezanın yarısını dahi almadığına, tanık beyanları ve görüntü kayıtlarına göre suçu sanık ...'ın işlediğine, görüntü kayıtlarında detaylı inceleme yaptırılmadığına, söz konusu işletmeye hiçbir tarihte tek başına gitmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İddianame ile sanıklar hakkında katılan ... AVM adlı işyerinden gerçekleştirilen 19.09.2016 tarihli ve 29.09.2016 tarihli eylemlerle ilgili olarak kamu davalarının açıldığı, son eylem olan 29.09.2016 tarihli eyleme her iki sanığın da iştirak ettiğinin sabit olduğu, 19.09.2016 tarihli eylemle ilgili olarak ise, kolluk görevlilerince düzenlenen 01.10 2016 tarihli Görüntü İnceleme ve Araştırma Tutanağında, 19.09.2016 tarihli eylemde ve dava açılmayan diğer eylemlerde sanık ...'ın bulunduğunun belirtildiği, sanık ...'ın İlk Derece Mahkemesinde 24.04.2017 tarihli duruşmada alınan ek ifadesinde, 19.09.2016 tarihli ve diğer tarihli görüntülerde görülen kişinin kendisi olduğunu beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesinde bilgisayar teknisyeni bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporunda ise, 19.09.2016 tarihli eylemde görüntüde görülen kişinin "sanık ... olduğu iddia edilen kişi" olduğu şeklinde kesinlik içermeyen açıklamada bulunulduğu, ancak sanıkların teşhise elverişli fotoğrafları temin edilip karşılaştırma yapılmadığı ve bilirkişi raporunun, yukarıda anılan 01.10.2016 tarihli tutanak içeriği ve sanık ...'ın beyanı ile çeliştiği nazara alınarak; olay yeri kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle güvenlik kamera görüntülerinin değerlendirilmesi, sanıklardan temin edilecek teşhise elverişli fotoğraflarıyla karşılaştırılması ve 19.09.2016 tarihli eyleme ilişkin görüntüdeki failin, sanıklar ... veya .... olup olmadığı ve bahse konu eylemi hangi sanığın işlediği konusunda uzman Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığına bağlı kriminal laboratuvarlardan veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınması ve sonucuna göre deliller bir bütün hâlinde değerlendirilerek sanıklar ... ve .... hakkında zincirleme suç hükümleri ile teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası sanık ... hakkında kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca, dava dosyasının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.