Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20898 E. 2024/809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20898
Karar No
2024/809
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/451 E., 2019/150 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN TARİHİ : İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57928 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2022 tarihli kararı ile, hükümlü hakkında hazırlanan 16/10/2018 tarihli SİR raporunda olayın hukuki anlam ve sonuçlarını kestirebilecek kadar zihnen ve ruhen gelişmiş olduğu kanatinin bildirildiği ve dosyanın istinaf incelemesinden geçtikten sonra kesinleştirildiğinden bahisle bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21/12/2020 tarihli ve 2020/24371 esas, 2020/19540 karar sayılı ilamında, "...hükümlünün yargılama sırasında “antisosyal kişilik bozukluğu” olduğuna ilişkin beyanda bulunulmadığı gibi bu konuda dosyada herhangi bir bilgi ve belge de bulunmaması, Gölcük Deniz Hastanesi'nin, suç tarihinden önce düzenlenen, hükümlüde “antisosyal kişilik bozukluğu (kronik nitelik kazanmış)” olduğu ve askerliğe elverişli olmadığına dair sağlık kurulu raporunun hükmün kesinleşmesinden sonra ibraz edilmesi karşısında; anılan raporun, 5271 sayılı CMK’nin 311/1-e maddesi kapsamında yeni delil ortaya konulması olarak değerlendirilerek, 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesine göre hükümlünün suç tarihinde akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca düzenlenecek rapor ile tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair karara itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/784 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin gereğince kanun yararına BOZULMASINA,." şeklinde belirtildiği üzere, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2019 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun yargılamanın yenilenmesi talebini içerir dilekçesine ek olarak ibraz edilen Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2018/117 esas, 2018/438 sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin anlam ve sonucunu bildiği fakat davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğuna dair Tokat Dr. Cevdet Aykan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 25/01/2018 tarih ve 117 sayılı rapor gereğince 5237 sayılı Kanun'un 31/2 ve 5271 sayılı 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi ve suça sürüklenen çocuğun kanun yararına bozma yoluna başvuru dilekçesine ek olarak ibraz edilen Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2021 tarihli ve 2018/161 esas, 2021/476 sayılı kararında Tokat Dr. Cevdet Aykan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 25/01/2018 tarih ve 117 sayılı rapor uyarınca davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığının tespit edilmesi gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1 ve 223/3-e maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi ve anılan karar ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde Mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması gerektiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporunda olayın hukuki anlam ve sonuçlarını kestirebilecek kadar zihnen ve ruhen gelişmiş olduğu kanatinin bildirildiği ve dosyanın istinaf incelemesinden geçtikten sonra kesinleştirildiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de; Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun yargılamanın yenilenmesi talebini içerir dilekçesine ek olarak ibraz edilen Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/438 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin anlam ve sonucunu bildiği fakat davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğuna dair Tokat Dr. Cevdet Aykan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 25.01.2018 tarihli ve 117 sayılı rapor gereğince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi ve suça sürüklenen çocuğun kanun yararına bozma yoluna başvuru dilekçesine ek olarak ibraz edilen Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2018/161 Esas, 2021/160 Karar sayılı kararında Tokat Dr. Cevdet Aykan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 25.01.2018 tarih ve 117 sayılı rapor uyarınca davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığının tespit edilmesi gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1 ve 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi ve anılan karar ile suça sürüklenen çocuk hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde Mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması gerektiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2022 tarihli ve 2018/451 Esas, 2019/150 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20898, K. 2024/809, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-20898-e-2024-809-k-6cbccb67bfdc