Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20693 E. 2024/9106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20693
- Karar No
- 2024/9106
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAMEGÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/2761 Esas, 2022/3868 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 19.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 20.01.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 30.12.2022 tarihli ve 2022/2761 Esas, 2022/3868 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanığın ve müdafiinin yokluğunda verildiği; müdafiine tebliğ edilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulu’nun 24/02/2022 tarih 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında“Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.