Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27385 E. 2025/2858 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27385
Karar No
2025/2858
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/867 E., 2021/639 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ilkderece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel nitelikli istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, mahallede evinin önünde oyun oynarken mağduru çağırarak evinden uzakta olan caminin arka kısmına götürdüğü ve anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu şeklindeki kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sübuta ve delillerin yanılgılı değerlendirildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma kararının da yerinde olmadığı belirlenmiştir B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Van Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.09.2016 tarihli farik mümeyyizlik raporunda, suça sürüklenen çocukla ilgili olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yerine çocuğun cinsel istismarı suçundan görüş bildirilmesi karşısında, hükme esas suçla ilgili rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun adli hakikatin ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD'sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurun, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27385, K. 2025/2858, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27385-e-2025-2858-k-90be50edcc28