Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/176 E. 2025/188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/176
Karar No
2025/188
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 11. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 114-304 I. HUKUKÎ SÜREÇ Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan sanığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2019 tarihli ve 155-729 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 16.12.2020 tarih ve 450-2966 sayı ile Yerel Mahkeme hükmünden sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm fıkraları çıkarılıp yerine "1)Her ne kadar sanık ...'in üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın müsnet suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 2)Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekâletin hazineden alınarak sanığa verilmesine, 3)Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 16.11.2022 tarih ve 3894-19148 sayı ile; "…Sanık hakkında Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 16.12.2020 tarihli karar ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün duruşma açılmaksızın delil değerlendirilmesi yapılarak kaldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a maddesi ile aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, ancak; ilgili Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü yönünden CMK’nin 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, taraf teşkili ile delillerin değerlendirilmesi sonucunda CMK’nin 280/2. fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden delillerin değerlendirilmesinin yapılması suretiyle sanığın beraatine hükmedilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 07.02.2023 tarih ve 114-304 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2023 tarihli ve 44294 sayılı temyiz isteminin esastan reddi istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 28.02.2024 tarih ve 2970-2482 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU İlk Derece Mahkemesince sanığın defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraatine karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece sanık aleyhine bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2019 tarihli ve 3659-2780 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında VUK’un 359/a-2, TCK’nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 155-729 sayılı kararı ile sanığın VUK’un 359/a-2, TCK’nın 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 450-2966 sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın dosya ve dosyayla birlikte sunulan delillerin incelenmesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp yerine "Her ne kadar sanık ...’in üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın müsnet suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine," ibareleri eklenmek suretiyle CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 16.11.2022 tarih ve 3894-19148 sayı ile; "…Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü yönünden CMK’nin 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, taraf teşkili ile delillerin değerlendirilmesi sonucunda CMK’nin 280/2. fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden delillerin değerlendirilmesinin yapılması suretiyle sanığın beraatine hükmedilmesi " isabetsizliğinden bozulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 07.02.2023 tarih ve 114-304 sayı ile; duruşma açılmaksızın bozma kararına direnilerek önceki hükümdeki gibi sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir; "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.". CMK'nın bu açık düzenlemesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtayın bozma kararı sonrasında duruşma açması, taraflara davetiye çıkarması ve kural olarak dinlemesi zorunludur. Bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnecek olup olmamasının da kanuni düzenleme içeriğine göre herhangi bir önemi bulunmamaktadır. CMK'nın 307/2. maddesine göre de sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kurduğu mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin kurulan yeni hükmün, Özel Dairece bozulması sonrasında duruşma açılmadan direnme kararı verilmesi kanuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açıldıktan sonra aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulamayacağı da gözetilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına konu hükmün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, İlk Derece Mahkemesince sanığın defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraatine karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 114-304 sayılı direnme kararına konu hükmünün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/176, K. 2025/188, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-176-e-2025-188-k-cb79bb34f1bd