Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20158 E. 2023/5108 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20158
- Karar No
- 2023/5108
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/656 E., 2023/173 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2022 tarihli ve 2022/32944 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü saat 16.20 sıralarında Halep Çarşı girişi İmran İletişim isimli iş yerine girip masa üzerinde bulunan katılana ait cep telefonunu çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/858 Esas ve 2023/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/656 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, şikâyetçinin çalındığını iddia ettiği telefonun fiyatının 18.500,00 TL olduğunu söylemiş ise bu durumun mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığına, müvekkilinin kolluk ifadesinde ve mahkeme huzurunda verdiği samimi beyanında zor durumda olduğu için telefonu almak durumunda kaldığını ve 1.000,00 - 2.000,00 TL civarında bir bedelle başkasına sattığını söylediğine, davaya konu telefonun ikinci el bir telefon olduğuna ve şikâyetçinin beyan ettiği gibi değerinin yüksek olmadığına, yerel mahkemece telefon fiyatının yüksek olmasının ceza verilmesinde etkili olduğuna, müvekkilinin kolluk ifadesinde "benim bu olayı gerçekleştirmemin amacı ağır akciğer hastası olmam ve sağlık sigortamın iptal olmasından raporlu ilaçlarımı alamadığımdan dolayı..." ve mahkeme huzurunda verdiği ifadesinde "Olay tarihinden önce uyuşturucu alışkanlığım vardı, ayrıca sağlık yönünden sorunlarım vardı, sigortam da yoktu" şeklinde beyanlarda bulunduğuna, ancak sanığın hasta olması, sigortasının olup olmadığı gibi durumların mahkemece araştırılmadığına, bunun hakkaniyete aykırı bir durum teşkil ettiğine, yerel mahkemenin ... olduğu bu hakkaniyetsiz kararın kaldırılarak müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep ettiklerine, aksi halde de indirim sebeplerinin göz önünde bulundurularak bir karar verilmesini talep ettiklerine ve re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, suç tarihinde İmran İletişim isimli iş yerine ... sayılan zaman diliminde girerek, şikâyetçinin başını masaya koyarak dinlenmesi durumundan faydalanarak, şikâyetçinin masanın üzerinde bıraktığı cep telefonunu gizlice alarak, oradan ayrıldığı; kolluk güçlerinin, hırsızlık ihbarı sonrasında, sanığı kamera görüntülerinden tespit ettiği; sanık yakalandığında, olayı gerçekleştiren kişinin kendisi olup olmadığı sorularak, kamera kayıtları gösterildiğinde; sanığın kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği, hüküm aşamasına kadar şikâyetçinin zararını, tensiple kendisine verilen süreye rağmen gidermediği, böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak Yerel Mahkemece mahkûmiyetine hükmedilmiştir. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Olay Yeri Basit Krokisi, 12.11.2022 tarihli Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın ikrarı, dosya kapsamında yer ... güvenlik kamera görüntüleri ve bu görüntülere ilişkin 12.11.2022 tarihli Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı, İlk Derece Mahkemesince gösterilen gerekçe ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin ... olduğu, suç unsurlarının bulunduğu, katılanın suça konu telefonu 18.500,00 TL'ye satın aldığını beyan etmesi karşısında telefonun değerinin az kabul edilemeyeceği, sanık sağlık sorunları olduğunu ve sigortasının olmadığını beyan etmiş ise bu durumun üzerine atılı suçla ilgili olarak ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerden olmadığı belirlenmekle, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde bulunmamış ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/656 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.