Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/195 E. 2023/1699 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/195
Karar No
2023/1699
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/176 E., 2022/240 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.09.2013 tarihli ve 2013/8260 Soruşturma numaralı iddianame ile; "suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte olay tarihinde gece saat 02.00 sıralarında müştekiye ait ... plaka sayılı aracın camının pimini çıkarıp cama zarar vererek 25 TL madeni parayı çaldığı" iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 151/1, 31/3, 63, 5395 sayılı Kanun'un 5. ve 7. maddeleri gereğince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2014 tarihli ve 2013/210 Esas, 2014/112 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası ile; mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; her iki suç bakımından da eğitim ve sağlık tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2018 tarihli ve 2016/13861 Esas, 2018/10420 Karar sayılı ilâmıyla mala zarar verme suçundan kurulan hüküm düzeltilerek onanıp, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise, özetle "suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerekliliği ve mahkûmiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Korumu Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca tedbire hükmedilemeyeceği" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Çorlu Çocuk Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/72 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 145/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Anılan kararın, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.03.2021 tarihli ve 2020/32180 Esas, 2021/6481 Karar sayılı ilâmıyla özetle "seçenek yaptırıma çevirme zorunluluğu "nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Çorlu Çocuk Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 145/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 5.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit şekilde taksitlendirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; 1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Alınan paranın değeri çok düşük olduğu halde bu hususun değerlendirilmediğine, 3. Suça sürüklenen çocuğa şikâyetinin zararını karşılaması konusunda mahkemece süre de verilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü Dairemizce onanan suça sürüklenen çocuk ...'un olay tarihinde gece vakti sayılan saat 02.00 sıralarında şikâyetçiye ait aracın camının pimini çıkarıp cama zarar vererek araçtan 25,00 TL madeni parayı çaldıkları anlaşılmış, suça sürüklenen çocukların şüphe üzerine yakalanmaları sonrasında, şikâyetçiye ait araçtan da para çaldıkları konusunda şifaî beyanda bulundukları tespit edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, diğer suça sürüklenen çocuk ile birlikte şikâyetçiye ait aracın camlarını söküp araçtan para aldıklarını beyan ederek ikrar içeren savunmada bulunmuştur. IV. GEREKÇE Şikâyetçiye ait aracın camı açılarak araç içinden 25,00 TL'nin çalındığı hırsızlık eyleminde, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyeceği, Mahkemece de bu doğrultuda hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun cezasından indirim yapıldığı gözetildiğinde, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. Suça sürüklenen çocuğun 11.10.2013 ve 08.11.2013 tarihli duruşmalarda şikâyetçinin zararını karşılama hususunda süre istemesine rağmen, sonraki aşamalarda ödeme iradesini gösterir bir belge ve girişimin olmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin oluş ve dosya içeriğine uygun olan suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden bir başka dosyaya sunulan sosyal inceleme raporunun dosya içerisine konulmasıyla yetinilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle Çorlu Çocuk Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/195, K. 2023/1699, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-195-e-2023-1699-k-e749d5fb1ad1