Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19160 E. 2023/9556 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19160
Karar No
2023/9556
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/443 E., 2020/399 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52410 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, Kumluca Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13/01/2010 tarihli karar ile zamanaşımı süresinin kesilmesini müteakip, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17/09/2015 tarihli bozma kararını takiben yapılan yargılama neticesinde Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17/11/2020 tarihli karara kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Diğer sanıklar ... ve ... hakkında Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2015/443 Esas, 2020/399 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/5741 Esas, 2022/14459 Karar sayılı ilâmıyla 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmasından dolayı davanın düşmesine karar verilmesi karşısında; hükümlüler ... ve ... hakkında da hırsızlık suçundan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelindiği anlaşılmış ise de; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli kararının hükmü temyiz etmeyen hükümlülere de sirayet edecek olması, sirayet hükmünün uygulanması için temyiz etmeyen hükümlülerin talepte bulunmasına gerek olmaması, kanundan kaynaklanan bir durum olması, bozma kararında sirayetin belirtilmemesinin kanuni bir eksiklik olmayıp, bu hususun Mahkemece kendiliğinden gözetilip uygulanabileceği ilkeleri gereğince Mahkemenin bu hükümlüler yönünden sirayet sebebiyle yeniden duruşma açarak bozmada belirtilen ve kanun yararına bozma yasa yoluna gelen sebebi hükümlüler hakkında uygulayabilecek olması, kanun yararına bozma yasa yolunun uygulanabilmesi için hukuka aykırılığın giderilebilmesinde başka bir hukukî yolun olmaması gerektiğinden ve belirtilen bozma sebebinin kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/19160, K. 2023/9556, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-19160-e-2023-9556-k-e937729c13dc