Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19143 E. 2023/9558 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19143
- Karar No
- 2023/9558
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/708 E., 2021/851 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/19143 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Erteli hapis cezasının kısmen infazına ilişkin Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23/07/2014 tarihli ve 2012/708 esas, 2012/851 sayılı ek kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2016 tarihli ve 2016/599 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya gelinmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin b bendine göre "Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." hükmü uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında incelemeye konu 27.11.2012 tarihli kararla verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, bu kararın kanun yararına bozma yasa yoluyla bozulsa bile aleyhe sonuç doğurmayacağı, netice cezanın sonuçlarının değişmeyeceği, kanun yararına bozmaya gelinmesinde hukuki bir yarar bulunmadığı, iş yükü ve Dairemizce kabul edilen ilkeler uyarınca kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.