Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/17490 E. 2023/9233 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17490
Karar No
2023/9233
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/254 E., 2012/355 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve 2023/41302 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay tarihinde adı geçen sanıkların, sanık ...'in kiraladığı 06 ... plakalı araçla gündüzleyin saat 15:00 sıralarında müşteki ...'ın Yenimahalle, Emniyet Mahallesi, ... Caddesi üzerinde park halinde bulunan 06 ... plakalı aracının yanına yaklaşarak burada durup müştekinin aracının sol arka camını kırıp araç içerisinde bulunan 1 adet okul çantası ile, bir adet küçük el çantasını çalma eylemine ilişkin olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği somut olayda; 1- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "İşin reddi zorunluluğu" başlıklı 38. maddesinde yer alan, "Avukat;... b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, ... Teklifi reddetmek zorunluğundadır." şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın birden fazla olması hâlinde savunma" başlıklı 152. maddesinde yer alan "(1) Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklara ayrı müdafii görevlendirilmesi gerektiği cihetle, aynı müdafiinin (Avukat ...) görevlendirilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeden, 2- Kabule göre de; sanık ...'in olay günü kiraladığı 06 ... plakalı aracı ... isimli şahsa verdiğini ve hırsızlık eyleminin gerçekleştiği saatte söz konusu aracın ... isimli şahısta olduğunu beyan etmesi ve ... isimli şahsın kimlik bilgileri tespit edilerek 12/04/2012 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile sanık ... tarafından teşhis edildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespitine ilişkin olarak ... isimli kişinin ifadesi alınması gerektiği gözetilmeden, Yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Mahkemece sanıklara müdafi olarak Av. ...’nun atandığı, sanık ...'in soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde “...suçta kullanılan 06 .. plakalı aracı kendisinin kiraladığını, olay günü ... isimli arkadaşının kendisinden ısrarla istemesi sonucu aracı emaneten bu şahsa vermek zorunda kaldığını, 3-4 saat sonra aracı aldığını ve diğer sanıkları da alarak beraber gezdiklerini ve kolluk görevlileri tarafından durdurulduklarını... ” beyan ettiği; sanık ... ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde “...olay günü dışarı çıktığında arkadaşı olan sanık ...'i gördüğünü ve onun kullandığı araca bindiğini, gezerken kolluk görevlilerinin kendilerini yakaladığını, hırsızlık olayının olduğu saatlerde kendisinin evde olduğunu...” beyan ettiği, sanık ...'ın da soruşturma aşamasındaki ifadesinde “...olay günü diğer sanıkları araçla gezerken gördüğünü ve el kaldırarak durdurduğunu, kendilerinden eve bırakmalarını istediğini ve araca bindiğini, kolluk görevlilerinin kendilerini yakaladığını...” beyan ettiği ve sanıkların kovuşturma aşamasında yapmış oldukları savunmalarında da soruşturma aşamasında vermiş oldukları ifadelerini tekrar ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmakla; sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu nazara alınarak her üç sanığa ayrı müdafi atanarak sanıkların hukukî durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken sanıkların aynı avukat tarafından temsil edilmeleri suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 152. maddesine ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında, olay günü kendisinin kiralamış olduğu 06 ... plakalı aracı, suç saatini de kapsayacak şekilde ... isimli şahsın ısrarla istemesi sonucu emaneten bu şahsa verdiğini beyan ettiği, sanık ...'in 12.04.2012 tarihli kolluk tutanağına göre, ... olarak beyan ettiği kişiyi fotoğraf üzerinden teşhis etmesi ve bu şekilde açık kimlik bilgileri belirlendiği hâlde, ... isimli kişinin ifadesi alınması ve sonucuna göre tüm sanıkların hukukî durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2012 tarihli ve 2012/254 Esas, 2012/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17490, K. 2023/9233, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-17490-e-2023-9233-k-703e7468d648