Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16239 E. 2024/15269 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16239
Karar No
2024/15269
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

U Y A R L A M A Y A R G I L A M A S I MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2002/468 E., 2002/793 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükümlü hakkında şikâyetçi ...’e yönelik hırsızlık suçundan Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2002 tarihli ve 2002/468 E., 2002/793 K. sayılı kararı ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı uyarlama talebi üzerine Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2005 tarihli ve 2002/468 E., 2002/793 K. sayılı ek kararı ile hükümlerin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı ve 08.09.2005 tarihinde tebliğ edilen kararın süresinde temyiz edilmediği için kesinleştiği, hükümlünün karar tarihinde ...(Kapatılan) A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, anılan ek kararın ise hükümlüye ... E Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edildiği, söz konusu ek kararın kanun yoluna başvuru kısmında, Anayasanın 40/2, CMK’nın 34/2. ve 232/6. maddelerine göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi ve ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye temyiz yasa yoluna başvuru usulü hakkında 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde belirtilen hususların tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekirken söz konusu açıklamaya yer verilmeyen ek kararın tebliği sonucunda süresinde yapılmayan temyiz başvurusunun, kararda yer alması gereken açıklamaların tam olarak belirtilmemesi sonucunda oluşan tereddüt nedeniyle hükümlünün ek karara temyiz hakkını ortadan kaldırmadığı değerlendirmekle, hükümlünün eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz talebinin süresi içerisinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun’un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 491 vd. maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu nazara alınıp; somut olayda, hükümlünün 19.08.2001 tarihinde şikâyetçinin evine balkon kapısından girip, içeriden iki adet cep telefonu, bir adet altın yüzük ve 40.000.000 TL parayı alması şeklinde gerçekleşen olayda, hükümlünün eyleminin, 765 sayılı Kanun'un 493/1 ve 81/2. maddelerinde yazılı suçu oluşturduğu, bu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun’un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu da oluşturduğu suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek, bu suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, sonucuna göre 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/16239, K. 2024/15269, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-16239-e-2024-15269-k-e1ac236cfc26