Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15412 E. 2025/19036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15412
Karar No
2025/19036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1294 E., 2022/644 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı hiçbir delil mevcut olmadığı, sanığın baştan itibaren istikrarlı olarak suçu işlemediğini beyan ettiği, sanığın suç işleme kastı olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Katılana ait ikametten suç tarihinde televizyon çalındığı anlaşılan somut olayda, sanığın hırsızlık konusu televizyonu sattığı kişiyi göstermesi neticesinde 25.03.2021 tarihli Ev Arama ve El Koyma Tutanağı içeriğine göre sanığın televizyonu sattığını söylediği...isimli şahsın ikametinde yapılan aramada katılana ait televizyonun muhafaza altına alınarak soruşturma aşamasında katılana hasarsız iadesinin sağlandığı, Merdan Avcı'nın anılan tutanak içeriğine göre televizyonu sanıktan 1.500 TL'ye satın aldığını, sanığın ise 26.03.2021 tarihli sorgusunda televizyonu 300 TL'ye sattığını ve bu parayı Merdan Avcı'ya iade ettiğini beyan etmesi karşısında; suça konu televizyonun satıldığı üçüncü kişi...tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilerek iyiniyetli olduğunun tespiti hâlinde sanık tarafından zararının giderilip giderilmediğinin, giderilmiş ise giderim tarihinin sorulması, kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaatin kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilip edilmediği, edilmiş ise teslim tarihinin araştırılıp, zararın bir kısmının giderildiğinin anlaşılması hâlinde mağdurdan kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorulduktan sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığa ait adlî sicil kaydında yer alan Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 kesinleşme tarihli 2018/72 Esas, 2018/126 Karar sayılı kararından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, yine sanığın adlî sicil kaydındaki Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2020 kesinleşme tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/563 Karar sayılı ilâmının Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2018 kesinleşme tarihli ve 2017/12 Esas, 2017/406 karar sayılı ilâmını tekerrüre esas almasından dolayı sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/15412, K. 2025/19036, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-15412-e-2025-19036-k-e7f75cb2a7b8