Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14656 E. 2025/14051 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14656
- Karar No
- 2025/14051
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/19 E., 2023/16 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama, bozma I.Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarih, 2020/3964 E.-2020/5320 K. sayılı kararındaki, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki bozmanın, aynı suçu işleyen ve verilen kararı temyiz etmeyerek hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü ...'a sirayet ettirilmesinin, hükümlü ...'a bozmadan sonra verilen 10.01.2023 tarihli hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği hükümlünün bu hükümleri temyiz etme yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II.Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... ve ...'a yönelik eylemlerinden dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; ... (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli ve 2021/19 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanık ... ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2023 tarihli ve 2023/508 Değişik İş sayılı kararı ile itirazen incelendiği ve bu kararın temyize gelmediği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ve aynı Kanun'un 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar yönünden itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için hükümlerin incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE, II.Sanıklar ... ile ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'ın UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre doğum tarihinin 22.07.1995 olduğu, katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçlarının 24.07.2013 tarihinde işlendiği, sanığın bu tarihte onsekiz yaşını ikmal ettiğinin anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, incelemeye konu hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, hüküm fıkrasında sanık ... ile sanık ...'nun kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/4-5. maddesinin yazılması ve sanık ... hakkında katılanlar ... ve...'ya yönelik eylemlerinden kurulan hükümlerde, TCK'nın 142/1-e ve 143.maddelerine göre belirlenen 2 kez 3 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 145.maddesi uyarınca 1/5 oranında indirim yapılırken 2 kez 2 yıl 7 ay 6 gün hapis cezası yerine '' 2 kez 2 yıl 7 ay gün'' şeklinde yazılması, sonraki uygulamaların doğru olması karşısında mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e karşı hırsızlık eylemlerinden kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Bozma öncesi yapılan yargılamada sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerinden dolayı sonuç ceza olarak 3 kez 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerde, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 3 kez 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemler için 2 kez 2 yıl 2 ay hapis cezasına, katılan ...'e yönelik eylem için 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanık ... hakkındaki paragrafının ( 1-d ) bendinde yer alan '' 2 KEZ 2 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,'' ibaresinden sonra gelmek üzere '' Sanık hakkında tayin edilen sonuç cezaların 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 2 kez 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına'' ve (2-c ) bendinde yer alan neticeten ''... 2 YIL 8 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ibaresinden sonra gelmek üzere '' Sanık hakkında tayin edilen sonuç cezanın 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına'' ibareleri eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV.Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı hırsızlık eylemlerinden kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik 18.07.2013 tarihli eylem sebebiyle iki ayrı suç oluştuğunun kabulü ile iddianame düzenlendiği, 29.12.2015 tarihli karar ile eylemin tek suç oluşturduğu kabul edilip sonuçta 2 yıl 11 ay 5 gün hapis cezasına hükmedildiği , Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli kararı ile mahkemenin kararının sadece 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e yerine 142/1-b maddesinin uygulanması ve 31/3. maddesindeki indirimin yapılmamasından bahisle bozulmasına kararı verildiği, tek suç oluşturma konusuna ilişkin oluşa da uygun olarak mahkeme kararına bir eleştiri de getirilmediği, bozma sonrası mahkemece, bozma çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği halde bu kez açıklanan eylemin iki ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek sonuçta iki kez 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.