Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13430 E. 2025/19221 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13430
- Karar No
- 2025/19221
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3039 E., 2022/606 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, dosyada müvekkili sanıkların atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut hiçbir delil bulunmadığına, müvekkillerin atılı suçu işlediğini gösterir, müşteki beyanı, müşteki teşhisi, parmak veya vücut izi gibi somut hiçbir delil olmadığına, dosyada olay anını gösterir kamera görüntülerinden yola çıkılarak yapılmış bir tespitin söz konusu olmadığına, olayın ardından aracın gittiği iddia edilen benzinlikten alınan görüntüler üzerinden bir değerlendirme yapıldığına fakat bu görüntüler olay anını göstermediği için bu değerlendirme ile bir cezalandırma yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, yine bilirkişi raporunda araç şoförünün dosya kapsamındaki müvekkili sanık ... ile ilgili morfolojik, bileşeninde benzerlik gösterdiği, şahsın cerrahi maske takmasından dolayı diğer bileşenlerinden inceleme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmesi yapılmasına rağmen, meydana gelen şüphenin ceza hukukunun en temel ilkesine aykırı bir şekilde değerlendirilerek aleyhe yorumlama yapıldığına ve müvekkilinin hukuka aykırı bir karar sonucu cezalandırıldığına, yine bilirkişi raporunda müvekkili diğer sanıklar ... ve ... için ise "benzerlik gösterdiği" ifadesinin ardından çelişkili bir değerlendirme yapılarak" aynı şahıslar olduğu tespit edilmiştir" ifadesinin kullanıldığına, bu çelişkiye rağmen bilirkişi raporunun hükme esas teşkil etmesinin de hukuka aykırı olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/142 Esas, 2019/60 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.