Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13277 E. 2024/17890 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13277
- Karar No
- 2024/17890
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/595 E., 2022/564 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
I-İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9. MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 18.11.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; gerekçeli kararın kendisine tebliğ edildiği 19.01.2023 tarihinden sonra aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanığın temyiz nedenleri yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; suç delili olmadığı, sadece görgü tanığının teşhisi üzerine hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyecek olmasının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasının tekerrür hükümleri ile ilgili paragrafından ''...cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına...'' şeklindeki ibarenin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.