Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12403 E. 2025/11582 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12403
Karar No
2025/11582
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2780 E., 2021/1931 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2020/2780 Esas, 2021/1931 Karar sayılı kararının sanık müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafîinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğuna, sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın tüm aşamalarda suçu işlemediği ve suç tarihinde Samsun ilinde olduğu yönündeki değişmeyen savunması ve Adli Tıp Kurumu'nun 20.02.2020 tarihli raporunda sanığa ait mukayese örnekleri ile görüntülerdeki şahsın kısmi benzerlikler göstermekle birlikte karar vermek için yetersiz olduğu kanaatinin bildirilmesi karşısında; her ne kadar ilk derece mahkemesinde baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarının istenmesi yönündeki ara karardan dönülmüş ise de; atılı suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmadığının anlaşılması sebebiyle, sanığın olay tarihi itibarıyla tespit olunan tüm cep telefon numaralarına ilişkin olarak suç tarihi ile bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsar şekilde aranan, arayan numaralar ile görüşme sürelerini ve baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının ilgili GSM operatörlerinden temin edilerek, mezkûr kayıtların bilirkişiye incelettirilmesi ve sanığa ait cep telefonlarının olay mahallinde sinyal verip vermediği; vermiş ise sürelerinin tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği hâlde, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın 14.10.2020 tarihli duruşmada, varsa şikâyetçiye ait zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, 25.12.2019 tarihli duruşmada ise şikâyetçinin suça konu cep telefonlarının kullanılmayacak durumda ve arızalı olduğu, eşine ait kol saatinin ise değerini öğrenmesi hâlinde mahkemeye bildireceğini beyan etmesine rağmen sonraki duruşmalara katılmadığı gibi kol saatinin değerini de bildirmediğinin anlaşılması karşısında; mahkemece suça konu eşyanın değeri tespit edilip ve sanığa makul bir süre tanınarak sanığın zararı ödeyip ödemeyeceğinin beklenmesi ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/12403, K. 2025/11582, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-12403-e-2025-11582-k-0ae5c8f11dd8